Barışı hazırlayan şartlar
Barış sürecini ele alırken tarafların bu sürece girişlerine sebep olan faktörleri incelememiz gerekmektedir. Filistin tarafını bu sürece motive eden sebepler şöyle sıralanabilir: Arap yönetimleri Soğuk Savaş sonrasında Sovyet desteğini kaybetmişlerdi. Üstelik, bu ülkelerin çoğu İsrail’i bölgenin kalıcı bir gerçeği olarak görmeye başlamışlardı. Ayrıca Filistinlilerin karşı karşıya bulundukları iki önemli sorun daha vardı. FKÖ Kuveyt’e saldıran Saddam Hüseyin’i destekleyerek Körfez ülkelerinden sağladığı maddi desteği kaybetmiş ve İntifada etkinliğini yitirmeye başlamıştı. Arafat Saddam’ı desteklediğinde pek çok Filistinli Körfez’deki işlerini kaybetti ve Körfez’den gelen mali yardım kesildi. Arafat’ı böyle bir karar almaya sevkeden şey neydi? Bir açıklamaya göre, ABD’nin öncülüğündeki müttefikler kendi faaliyetlerini meşrulaştırmak için Irak’ın gücünü abarttılar. Filistin kamuoyu bu propagandaya inandı ve güçlü bir Saddam’ın kendi davalarına hizmet edebileceğini düşündü. Diğer Filistinli gruplar da bu inancı desteklediler ve Arafat da zaten sarsılmakta olan halk desteğini kaybetmemek için Saddam’ı destekledi. İntifada Hamas’ın gücünü artırmıştı, ancak FKÖ ile Hamas arasında Filistinlilerin temsili açısından bir rekabet söz konusuydu. İsraillilere benzer şekilde Filistinliler de varolan olumsuz şartlardan bıkmışlardı ve bazıları Barış Süreci’ni bir çıkış yolu olarak görmekteydiler.
İsrail’i barış sürecine iten sebepler ise şöyle sıralanabilir: İntifada tüm dünyanın dikkatini bölgeye çekmişti ve İsrail baskı altındaydı. Buna ilaveten, İsrail kamuoyunun bazı kesimleri devletin işgal altındaki topraklardaki faaliyetlerine karşıydı ve bunları demokratik değerlerin ihlali olarak görüyordu. İntifada, İsrail işgalinin ekonomik, siyasi ve askeri bedelini ağırlaştırdı. Rusya’dan gelen Yahudi göçmenler ekonomiyi iyice zorlamaya başladığında, bu bedel taşınması zor bir düzeye gelmişti. Hamas ile FKÖ arasında Filistinlileri temsil açısından bir rekabet vardı ve İsrail Hamas ile görüşmek zorunda kalmaktan çekiniyordu. Böylesi bir durumu engellemek için İsrail FKÖ ile masaya oturmayı uygun buldu. Hepsinden önemlisi İsrail’in hem bölgede, hem de tüm dünyada bir meşruiyet problemi vardı. Bu problemi aşmak için İsrail „barış karşılığı toprak“ planını kabul etti.