FİLİSTİNTEMEL GÖSTERGELERTARİHİBARIŞ SÜRECİİNSAN HAKLARIDİRENİŞ ÖRGÜTLERİŞAHSİYETLER

BARIŞ SÜRECİ:

BİRİNCİ İNTİFADA

II. AKSA İNTİFADASI

BİRİNCİ İNTİFADA:

Barış Süreci

Madrid Konferansı

Oslo I ve Oslo II

Wye River

Camp David

Genel:

FİLİSTİN

FIHRIST

ÖNSÖZ

BÜLENT YILDIRIMIN TAKDİMİ

YASER ARAFATIN TAKDİMİ

GİRİŞ

SONUÇ

KRONOLOJİ

KAYNAKÇA

İTHAF

Madrid Barış Konferansı

Ekim 1991’de uluslararası toplumun ve özellikle de ABD’nin baskısıyla Madrid Konferansı başladı. ABD’nin böyle bir konferans için İsrail’e baskı yapmasının sebebi kamuoyundaki şu soruydu: „Irak’ın Kuveyt’i işgali karşısında ABD ve uluslararası kamuoyu hemen tepki verirken aynı şey niçin Filistin’i yıllardır işgal altında tutan İsrail için geçerli olmuyordu?“ ABD, ilan ettiği „Yeni Dünya Düzeni“nin temellerinden birini de uluslararası hukuka saygı olarak belirtmişti ve Kuveyt’te uluslararası hukukun ihlali cezalandırılmıştı. Körfez Savaşı sırasında Irak’ın Filistin sorununu nasıl kendi amaçları için kullanmaya çalıştığını gören ve İsrail’in de savaşa girmesi tehlikesini yaşayan ABD, kendi kamuoyunu da tatmin etmek için sorunun çözümü amacıyla İsrail’i masaya oturmaya teşvik etti.
Bu şartlar altında başlayan Madrid Konferansı’nın önemli maddeleri aşağıdaki gibidir:
Madrid Konferansı BM Güvenlik Konseyi’nin 242 ve 338 sayılı kararlarına (barış karşılığında topraklardan çekilme) dayanarak adil, sürekli ve kapsamlı bir barış çağrısında bulunmaktadır,
Barış anlaşması yapmak üzere İsrail’in Suriye, Lübnan, Ürdün ve Filistin ile iki taraflı; silahların kontrolü, ekonomik gelişme, su, mülteciler ve çevre konularında ise çok taraflı görüşmelerin başlatılmasını öngörmektedir,
Filistinliler için geçici kendi yönetimleri ile başlayan ve kalıcı kendi yönetimleri ile sonuçlanacak iki aşamalı görüşme kavramının oluşturulmasını kararlaştırmaktadır.1992 yılında ABD’de seçimlerin yaklaşması ve İsrail’in Hamas ve İslami Cihad üyelerini sınırdışı etmesi ile Madrid süreci askıya alındı. Mevcut problemleri çözme konusunda başarısız olan Madrid Konferansı, Arapların ve İsrail’in doğrudan görüşmeleri açısından sembolik bir öneme sahiptir.