FİLİSTİNTEMEL GÖSTERGELERTARİHİBARIŞ SÜRECİİNSAN HAKLARIDİRENİŞ ÖRGÜTLERİŞAHSİYETLER

İNSAN HAKLARI:

Katliamlar

Filistinli Mülteciler

İntifada Sonrası

Utanç Duvarı

Yerleşimciler

Mitchell Komisyonu

11 Eylül Sonrası

Şeyh Ahmet Yasin

Filistinli Mülteciler:

Filistin Diasporasi

Genel:

FİLİSTİN

FIHRIST

ÖNSÖZ

BÜLENT YILDIRIMIN TAKDİMİ

YASER ARAFATIN TAKDİMİ

GİRİŞ

SONUÇ

KRONOLOJİ

KAYNAKÇA

İTHAF

Filistinlilerin Irak’a Yerleştirilme Projesi

Ortadoğu Barış Süreci’nin belki de en önemli bölümü olarak nitelendirilebileceğimiz nihai statü görüşmelerinde tarafları en fazla zorlayacak sorunlardan biri mülteciler sorunu olacaktır. Geri dönüş için tüm yolları tıkamaya çalışan İsrail, Filistinli mültecileri diğer Arap ülkelerinde bırakacağı gibi, Filistin’dekileri de başka ülkelere göndermenin hesaplarını yapmaktadır. Bu yönüyle Irak’ın işgali kendisine önemli bir açılım yapma imkanı sağlayacaktır.
Kendisini Ortadoğu Barış Süreci’nin mimarı olarak gören ABD de, nihai statü görüşmelerinde, sorunların kendi inisiyatifinde çözümü için önemli projeler geliştirmektedir. 2003 yılında Irak’ın Amerikan işgal güçlerinin yönetimine girmesinden sonra özellikle İsrail ve ABD’deki Yahudi çevrelerinde Filistinlilerin bu ülkeye tehciri yoğun biçimde tartışılmaya başlanmıştır.
Savaş öncesinde Irak’ta yaşayan Filistinli mültecilerin sayısı yaklaşık 40.000 civarındadır. Irak’taki Filistinli mültecilerin %99’u kent merkezlerinde ve Bağdat’ın çevresindeki al-Huriyeh şehri, al-Salaam Bölgesi, al-Toubaji ve al-Za’afraniyeh’de yaşamaktadır. Ayrıca Musul’da ve Basra’da da az sayıda Filistinli mülteci bulunmaktadır.
Amerika’nın söz konusu proje için Irak’ı seçme nedenleri şöyle sıralanabilir: İlk olarak, Filistinli nüfusun büyük oranda Sünni olması alınan karar üzerinde etkili olmuştur. Filistinli Sünni nüfusun Irak’a göç etmesiyle Şii nüfus dengelenmiş olacak bu da ülkedeki sözde istikrara katkıda bulunacaktır. „Bazı kaynaklara göre, Irak’ta Filistinlileri yerleştirme planı İran sınırındaki „Bedre“ bölgesinden (Güney) Hanekin, Mendili, Celevla ve Tuzhurmatu bölgelerinden geçerek Kerkük şehrine kadar uzanmaktadır“.
Böylesine yaygın bir coğrafi alana Sünni Filistinlilerin yerleştirilmesi bölgedeki Şiilere karşı demografik bir denge sağlamış olacaktır. Bu proje için Irak’ın seçilmesinin diğer bir nedeni, Irak’ın çok sayıda mülteciyi barındıracak kapasiteye sahip olmasıdır. Ürdün bu kadar çok Filistinliyi kabul edebilecek durumda değildir, zira zaten ülkesinde bulunan Filistinliler, resmi olmayan rakamlara göre nüfusun %50-60’ını oluşturmaktadır.
Yeni bir göç demografik yapıyı değiştirecektir. Lübnan yeni bir göç kabul edemeyecek kadar siyasi anlamda istikrarsız bir ülkedir. Suriye, mülteci sorununu uzun dönemde bölgesel çatışmalarda siyasi bir garanti olarak görmektedir. Suudi Arabistan ve Kuveyt ise ülkelerindeki istikrarı ve zenginliği yok edecek bir fakir insan kitlesinin ülkelerine göç etmesine başından beri karşı çıkmışlardır. Dolayısıyla en iyi alternatif olarak Irak görülmektedir.